Yazılı & Sözlü Anlatım Kuralları

11. Hafta · Yazılı ve Sözlü Anlatım

Yazılı ve Sözlü Anlatım Kuralları

⏱ Yaklaşık 11 dk okuma · Son güncelleme: 8 Ekim 2026
FinalSık SorulurTemel Konu

İyi anlatım, yalnız “doğru cümle” kurmak değildir. Konu seçimi, hedef kitle, sınırlandırma, düşünce üretme ve ana düşünce birlikte yönetildiğinde güçlü bir metin ya da konuşma ortaya çıkar.

Konu SeçimiHedef KitleSınırlandırmaAna Düşünce

Yazılı Anlatım

Daha kalıcıdır; plan, dil doğruluğu ve düzen konusunda daha sıkı denetim gerektirir.

Sözlü Anlatım

Dinleyiciyle doğrudan etkileşim vardır; vurgu, tonlama ve anlık uyarlama önemlidir.

🎯 Sınavda dikkatKonu ile ana düşünce aynı şey değildir. “Yaban romanı” konudur; “Yaban, aydın-köylü çatışmasını eleştirel biçimde işler.” türünde geliştirilebilir bir yargı ise ana düşüncedir.
🎤 Aynı konu, farklı anlatım: Arkadaş grubuna “yapay zekâ”yı anlatırken teknik terimleri azaltırsın; akademik sunumda ise kavramları tanımlarsın. Konu aynı kalır, hedef kitle anlatım biçimini değiştirir.
🧠 Kısa formül: Konu + amaç + hedef kitle + sınırlandırma + ana düşünce = güçlü anlatım.
⏱ 1 dakikalık özet
  • Yazılı anlatım kalıcı olduğu için plan ve dil denetimi daha sıkıdır.
  • Sözlü anlatımda vurgu, tonlama ve dinleyiciyle etkileşim önemlidir.
  • Açıklık, duruluk, tutarlılık ve akıcılık iki anlatım türünde de temeldir.
  • Konu, amaç, hedef kitle ve ana düşünce birlikte düşünülmelidir.

Üniversite Düzeyinde İyi Anlatımın Temel İlkeleri

Yazılı ve sözlü anlatımın başarısı yalnız dil bilgisi kurallarına uymakla ölçülmez. Anlatım; amaç, hedef kitle, bağlam, içerik, düzen ve dil kullanımı arasında uyum kurabildiği ölçüde etkilidir. Aynı bilgi, bir ders ödevinde, bilimsel sunumda, resmî yazıda veya arkadaş grubuna yapılan konuşmada farklı biçimde yapılandırılır.

Açıklık

Cümle tek ve belirgin bir anlam vermeli; zamir, sözcük dizilişi veya eksik öge nedeniyle anlam karışıklığı oluşturmamalıdır.

Duruluk

Anlam için gerekli olmayan sözcüklerden kaçınılmalı; aynı düşünce gereksiz tekrarlarla ağırlaştırılmamalıdır.

Tutarlılık

Metindeki yargılar birbirini mantıksal olarak desteklemeli; başlangıçta savunulan düşünce sonraki bölümlerde gerekçesiz biçimde değişmemelidir.

Akıcılık

Sözcük ve cümleler okuma ya da dinleme akışını gereksiz yere kesmemeli; ritim, geçiş ve cümle uzunlukları dengeli olmalıdır.

1. Açıklık ve Kesinlik

Açıklık, alıcının metni ya da konuşmayı ek bir tahmine ihtiyaç duymadan anlayabilmesidir. Belirsiz zamirler, yanlış sözcük seçimi, eksik ögeler ve hatalı sözcük dizilişi açıklığı bozar. Özellikle akademik anlatımda “bazıları”, “birçok kişi”, “önemli ölçüde” gibi ifadeler kullanılıyorsa mümkün olduğunca bu ifadelerin neye dayandığı belirtilmelidir.

💡 Karşılaştır: “Araştırmada öğrenciler daha başarılı oldu.” cümlesi belirsizdir. “Haftalık geri bildirim alan öğrencilerin son test ortalaması kontrol grubundan daha yüksek bulundu.” cümlesi ise hangi öğrencilerin, hangi ölçüte göre başarılı olduğunu daha açık verir.

2. Duruluk ve Özlü Anlatım

Duruluk, anlatımın gereksiz sözcüklerden arındırılmasıdır. Özlü anlatım ise çok az sözcük kullanmak değil, gereken bilgiyi gereksiz yük oluşturmadan vermektir. “Geri iade etmek”, “tekrar yeniden”, “karşılıklı görüş alışverişi” gibi yapılar duruluğu zedeler. Ancak yalnız kısa cümle kullanmak da tek başına nitelikli anlatım sağlamaz; bazen karmaşık bir düşüncenin doğru kurulabilmesi için daha uzun ama iyi örgütlenmiş bir cümle gerekir.

3. Bağdaşıklık ve Tutarlılık

Bağdaşıklık, cümle ve paragrafların dilsel araçlarla birbirine bağlanmasıdır. Zamirler, bağlaçlar, tekrarlar, eş anlamlı sözcükler ve gönderimler metnin parçalarını birbirine bağlar. Tutarlılık ise düşüncelerin mantıksal bütünlüğüdür. Bir metin dil bilgisi bakımından düzgün olduğu hâlde düşünceler arasında ilişki kurulamıyorsa tutarlı sayılmaz.

🧠 Kısa ayrım: Bağdaşıklık = dilsel bağ; tutarlılık = düşünsel/mantıksal bağ. Sınavlarda bu iki kavram birbirine yakın seçeneklerde verilebilir.

4. Yazılı Anlatımın Özellikleri

Yazılı anlatımda yazar ve okur aynı anda aynı ortamda bulunmayabilir. Bu nedenle yazı, anlamını jest, mimik ve ses tonundan yardım almadan kurmak zorundadır. Noktalama, paragraf düzeni, geçiş ifadeleri ve açık göndermeler bu yüzden önem kazanır. Yazılı metin ayrıca yeniden okunabilir ve kalıcıdır; dolayısıyla yazarın taslak oluşturma, gözden geçirme ve düzeltme sorumluluğu daha yüksektir.

İyi bir yazı genellikle tek aşamada ortaya çıkmaz. Planlama → taslak → gözden geçirme → yeniden yazma → son kontrol aşamaları arasında gidip gelinir. Gözden geçirme yalnız yazım yanlışlarını düzeltmek değildir; gereksiz paragrafı çıkarmak, kanıtı güçlendirmek, ana düşünceyle ilgisiz bölümü kaldırmak veya paragraf sırasını değiştirmek de gözden geçirmenin parçasıdır.

5. Sözlü Anlatımın Özellikleri

Sözlü anlatımda iletişim anlıktır. Konuşmacı dinleyicinin yüz ifadesini, dikkat düzeyini veya sorularını gözlemleyebilir ve anlatımını buna göre değiştirebilir. Bu nedenle vurgu, tonlama, ses yüksekliği, hız, duraklama ve beden dili sözlü anlatımda anlamın parçasıdır. Bununla birlikte sözlü anlatım “plansız konuşma” demek değildir. İyi bir sunumda giriş, ana bölüm ve sonuç yine önceden düşünülür.

🎤 Örnek: Sunumda arka arkaya on teknik terim kullanıp hiçbirini açıklamamak, bilgi çokluğu değildir; hedef kitle analizinin yapılmadığını gösterir. Uzmanlara konuşurken gerekli olan terim, konuya yeni başlayan bir grupta kısa tanım ve örnek gerektirebilir.

6. Amaç, Hedef Kitle ve Bağlam

Bir anlatımın dili, “kime, neden ve hangi ortamda?” sorularıyla belirlenir. Aynı öğrenci, arkadaşına gönderdiği mesajda gündelik dil; öğretim elemanına yazdığı e-postada daha ölçülü ve resmî bir dil; sınıf sunumunda ise konuşma doğallığıyla akademik açıklığı birleştiren bir dil kullanabilir. Burada değişen konu değil, iletişim durumudur.

DurumDil özelliğiÖncelik
Akademik ödevÖlçünlü, açık, kaynaklıKanıt ve tutarlılık
Sınıf sunumuAçık, konuşmaya uygunDinleyiciyle etkileşim
Resmî e-postaSaygılı, kısa, doğrudanAmaç ve nezaket
Arkadaş konuşmasıDaha doğal ve esnekBağlama uygunluk

7. Ana Düşünceyi Kanıtla Desteklemek

Üniversite düzeyindeki anlatımda ana düşüncenin yalnız söylenmesi yeterli değildir. Yargının örnek, veri, karşılaştırma, neden–sonuç ilişkisi, tanım veya güvenilir kaynak yoluyla geliştirilmesi gerekir. “Teknoloji eğitimi olumlu etkiler.” cümlesi tek başına genel bir yargıdır. Hangi teknoloji, hangi öğrenci grubu, hangi ölçüt ve hangi koşullar sorularına cevap verildiğinde düşünce akademik olarak işlenebilir hâle gelir.

🎯 Sınavda dikkat: Konu “ne hakkında?” sorusuna; amaç “neden anlatıyorum?” sorusuna; ana düşünce ise “bu konuda ne söylüyorum/savunuyorum?” sorusuna cevap verir.

Konular Kısaca Şöyledir:

  • Yazılı ve sözlü kompozisyon oluştururken nelere dikkat etmeliyiz?
  • Konu seçimi
  • Okur/dinleyici analizi
  • Konuyu nasıl sınırlandırabiliriz?
  • Düşünce üretme yolları
  • Ana düşünceyi belirleme.

1. Yazılı ve Sözlü Kompozisyon

Yazılı ve sözlü bir kompozisyon oluştururken nelere dikkat etmeliyiz?

Anlatım zihindekilerin söz ya da yazı ile karşı tarafa aktarılmasıdır. Anlatım söz ile yani konuşarak yapıldığında sözlü anlatım, yazı ile sunulduğunda yazılı anlatım gerçekleştirilmiş olur. Sözlü anlatım konuşmaya ve dolayısıyla dinleyenle etkileşime dayandığı için yazılı anlatıma göre daha esnek ve değişkendir. Yazılı anlatım ise sonradan değiştirilmesi zor olduğu için daha katı kurallara bağlıdır. Bu iki anlatım şeklinin doğru ve güzel uygulanması için gözetilmesi gereken düzen, bütünlük, açıklık, tutarlılık, doğruluk, akıcılık, dilde yetkinlik gibi bazı ortak, temel kompozisyon ilkeleri yanında her biri için dikkat edilmesi gereken özel kurallar vardır.

Kompozisyon: TDK Türkçe Sözlük’te “ayrı ayrı parçaları bir araya getirerek bir bütün oluşturma biçimi ve işi” anlamı verilen kompozisyon, daha özel anlamıyla “öğrencilere duygu ve düşüncelerini etkili ve düzgün bir biçimde anlatmaları için yaptırılan yazılı veya sözlü çalışma”dır. Genel anlamda kompozisyon, bir fotoğraf karesinden, bina tasarımına, yemek yapımına kadar hayatımızın her alanında gözlemlenebilir.


2. Konu Seçimi

Konu Seçimi Nasıl Yapılmalı? Yazılı ve sözlü anlatımda başarılı olmak konunun isabetli seçilmesine bağlıdır. Konu seçiminde öncelikle düşünmemiz gereken şey hangi amaçla ve hangi türde metin kaleme alacağımızdır. Dört sayfalık akademik bir rapor/ödev, yüz sayfalık bir bitirme projesi, lise öğrencilerine yönelik on beş dakikalık bir konuşma metni ile okul gazetesine yazılan köşe yazısı arasında sınırlılıklar ve derinleşme olanakları açısından fark vardır. Bu nedenle konumuzu seçerken bu farkları göz önünde tutmamız gerekir.

Okur/Dinleyici Analizi Okur/dinleyici kitlesinin özelliklerini bilirsek ele alacağımız konu hakkındaki bilgi ve ilgi düzeylerini belirleyebilir ve bizden beklenenlere daha uygun karşılık verebiliriz. Bunun için yazmaya başlamadan önce şu soruları sorabiliriz:

  • Bu metni kim(ler) okuyacak/dinleyecek? (üniversite hocası, lisans öğrencileri, konunun uzmanları, genel okur kitlesi vb.)
  • Okur/dinleyici kitlesinin bilgi düzeyi nedir?
  • Okur/dinleyici kitlesinin genel durumu (yaş, cinsiyet, ilgi vb.) ve konuya yaklaşımı nedir?

Eğer konu seçiminde özgürsek nereden başlamalıyız?

  • Yaşantı ve deneyimlerimizden
  • Özel ilgi alanlarımızdan
  • Okuyup dinlediklerimizden
  • Yanıtlarını merak ettiğimiz sorulardan yararlanabiliriz.

Eğer bize sunulan konular içinde bir seçim yapmamız gerekiyorsa bizim için en uygun olanı seçerken şu noktalara dikkat edebiliriz:

  • Konuya ilgim var mı?
  • Konuyu okurun ilgisini çekecek şekilde ele alabilir miyim?
  • Konu hakkında bir fikrim ya da ön bilgim var mı?

3. Konuyu Seçtikten Sonra

Konuyu seçtikten sonra neler yapılmalı? Seçtiğiniz konuyu/sorunu tam olarak anladığınıza emin olun. Başarılı bir yazının/konuşmanın ilk koşulu konuyu doğru anlamaktır. Konuyu anlamak için anahtar kavramlara, bunların arasındaki ilişkilere dikkat etmek gerekir. Örneğin “Tarihî romanlardaki kahramanlık söylemi” gibi bir konu ile karşılaşıldığında “tarihî roman”, “kahramanlık” ve “söylem” sözcüklerinin ne ifade ettiği üzerinde durulmalıdır. Seçtiğiniz konuda yazacağınız yazının ya da yapacağınız konuşmanın kendi düşünce ve argümanlarınızdan mı yoksa yalnızca başka kişilerin düşüncelerinin açıklanıp incelenmesinden mi oluşması gerektiğini, kısacası sizden ne beklendiğini öğrenin.

Konuyu daraltmanız gerekip gerekmediğini gözden geçirin. Yazmaya/konuşmaya başlarken yapılan en yaygın hata konuyu sınırlamadan söze başlamaktır. Bu sınırlandırmayı yapmayan bir yazarın/konuşmacının daldan dala atlayışının, açıklamaya ve kanıtlamaya dayanmayan genellemelere gidişinin ve söylediklerinin inandırıcılıktan yoksun olmasının nedeni çoğu zaman budur. Size verilen konu “sinema” gibi genel bir konuysa üzerine ciltler yazılabilecek bu konuyu beş sayfada ya da 15 dakikada ele alabilmek için mutlaka konuyu sınırlandırmanız, konuya hangi noktadan yaklaşacağınızı önceden belirlemeniz gerekir.

Konuyu nasıl sınırlandırabiliriz? Aşağıdaki çeşitli alanlardan konulara bakalım:

  • Spor, Eğitim, Dostluk, Tiyatro, Yönetim Biçimleri vb.
  • Bu konuların her biri çok genel başlıklardır; bunları sınırlandırmak gerekir. Okur/dinleyici durumunu, yazının/konuşma süresinin uzunluğunu, konu hakkındaki birikimimizi göz önünde tutarak konuyu adım adım daraltırız.
  • Daha önce sözünü ettiğimiz farkları da gözden kaçırmadan yazının türünü, amacını ve bağlamını netleştirdikten sonra yazma sürecine geçebiliriz.

Önemli Uyarı!

  • Kimi öğrenciler konuyu sınırlamaktan kaçınırlar. Konu ne kadar genel olursa, geniş tutulursa o kadar rahat yazacaklarını/konuşacaklarını, bildikleri ve topladıkları her şeyi yazıya ve konuşmaya dökebileceklerini sanırlar.
  • Ama yazmaya/konuşma yapmaya başlayınca bu genelliğin, çerçevesizliğin kolaylık değil, aksine ana düşünceyi toparlamak açısından güçlük yarattığını anlarlar.

Farklı alanlardan örnek vermek gerekirse: Türk dış politikası, Resim sanatı ya da Depresyon gibi bir konu seçtiğinizi varsayalım. Farklı alanlardaki bu genel başlıkları sınırlandırmadan ilgi çekici bir şey yazamazsınız, yalnızca başka kaynaklardan edinebileceğimiz, defalarca karşılaştığımız temel bilgileri verebilirsiniz; daha öteye geçemezsiniz. Ama konuları, Türkiye’nin 90’lardaki Orta Doğu dış politikası; resim ile minyatür sanatının İslam kültürü açısından karşılaştırılması; depresyonun ortaya çıkışındaki teknolojik etkenler diyerek sınırlandırdığınızda daha bütünlüklü ve etkili bir yazı/konuşma ortaya çıkarabilirsiniz.


4. Düşünce Üretme Yolları

Belirlediğiniz konuyla ilgili düşünce üretmek için farklı yöntemlerden yararlanabilirsiniz.

Beyin Fırtınası: Yazı için uygun olabilecek bütün düşüncelerin hızlı şekilde listelenmesi işlemidir. Konuyla ilgili aklınıza gelen bütün düşünceleri konuyla doğrudan ilişkili olup olmadığını düşünmeksizin hızlı bir şekilde yazın. Yazmayı bitirene kadar ne yazdığınız üzerine yoğunlaşmaya çalışmayın. Süreci hızlandırmak için çizimler, semboller ya da kısaltmalar kullanabilirsiniz. “Fırtına” dindikten sonra yazdıklarınıza bakarak hangilerinin konuyla ilgili olduğunu, hangilerinin açıkça ayıklanması gerektiğini belirleyin.

Serbest Yazı:

  • Belli bir süre (örneğin 10 dakika boyunca) ara vermeksizin yazmaktır.
  • Konuyla ilgili aklınıza gelen şeyleri durup gözden geçirmeden yazın.
  • Hangi kısımların işinize yarayacağını düşünmeyin, zihninizi serbest bırakın.

Kümeleme:

  • Beyin fırtınası ve bilgi düzenleme biçimlerinden biridir. Kâğıdın ortasına konuyu yuvarlak içine alarak yazın.
  • Daha sonra konuyla ilgili aklınıza gelen düşünceleri, bağlantıları birbirine kümelerle bağlayın.
  • Kümeleme yönteminden yazı planının erken aşamalarında alt başlıkları ortaya çıkarmak ve konu hakkındaki bilgileri düzenlemek için yararlanabilirsiniz.

Açıklanan bu düşünce üretme yöntemlerinin ortak noktası, yeni düşüncelerin akışına olanak sağlama adına bilincin her zamanki denetimini bir süre askıya almalarıdır. Bu sayede konuyla ilgili daha önce fark etmediğimiz noktaları açığa çıkarabiliriz. Düşünceleri yazarak görselleştirmek konuyu geniş açıdan görebilmemize yardımcı olur.


5. Ana Düşünceyi Belirleme

Gelelim konuyu seçip, sınırlayıp, okumaları yaptıktan sonra sizin amacınızın, görüşünüzün ne olacağına.

  • Yazarın amacını belirten çekirdek cümleye ana düşünce cümlesi diyebiliriz.
  • Yazmaya başlamadan önce hangi ana düşünce üzerine yazacağımızı açıkça belirlemek çok önemlidir.
  • Bunu bir ya da birkaç cümleyle önceden yazmak ve planı buna göre yapmak ve yazarken her aşamada kendimize hatırlatmak, konudan uzaklaşmamızın, dağınık ve güçsüz bir yazı yazmamızın önüne geçer; bize bir yörünge kazandırır.
  • Ana düşünce adı üzerinde konu değil, düşüncedir. Örnek vermek gerekirse; Yaban romanı konudur. “Yaban, köy ve köylü sorununa parmak basan gerçekçi bir romandır” cümlesi ise ana düşünce cümlesidir.
  • Ana düşünce cümlesinin açıklamaya, örneklemeye, karşılaştırmalara, gerekçelendirmeye, etki ve sonuçlarının gösterilmesine kısacası geliştirilmeye uygun olması gerekir.
    • “Yaban romanındaki kahramanlardan biri Ahmet Celal’dir” cümlesi bir ana düşünce cümlesi değildir.
    • Ama “Yaban romanında Ahmet Celal halktan kopmuş Türk aydınını temsil eder” denildiğinde bu, sorgulanmaya ve geliştirilmeye açık bir tez barındırmasıyla bir ana düşünce cümlesidir.

Ana düşünce cümlesini, başka bir deyişle tartışma sorunuzu/tezinizi bir kez belirledikten sonra bu düşüncenizi belirli nedenler ve ayrıntılarla desteklemeniz gerekir. Ana düşünce cümlesini formüle etmek anlatacaklarımızın dağılmasını önleyerek işimizi kolaylaştırır. Yazımızın sağlam durmasını sağlayan omurgayı oluşturur.

İyi bir ana düşünce cümlesinin nitelikleri şunlardır:

  • Konu değil, düşüncedir.
  • Açık, anlaşılır ve özlü olmalı, yanıltıcı belirsizliklere yol açmamalıdır.
  • Düşünce geliştirmeye uygun olması gerekir

Klasik Açıklamalı Test

1. Aşağıdakilerden hangisi “konu” değil, ana düşünce örneğidir?

A) Sosyal medya
B) Üniversite eğitimi
C) Sosyal medya, üniversite öğrencilerinin haber tüketim alışkanlıklarını hızla dönüştürmektedir.
D) Türk romanı
E) Eğitim teknolojileri

Cevabı ve açıklamayı göster

Doğru cevap: C. Ana düşünce geliştirilebilir bir yargı/tez içerir; diğerleri yalnız konu başlığıdır.

↗

2. “Sinema” konusunu 15 dakikalık bir sunum için en uygun biçimde sınırlandıran seçenek hangisidir?

A) Sanat
B) Sinema tarihi
C) Türk sineması
D) 2000 sonrası Türk sinemasında göç teması
E) Dünya sineması ve bütün türler

Cevabı ve açıklamayı göster

Doğru cevap: D. Süre, amaç ve kapsam dikkate alınarak konu daraltılmıştır.

3. Okur/dinleyici analizi yapılırken hangisi öncelikle dikkate alınmaz?

A) Bilgi düzeyi
B) İlgi alanı
C) Yaş ve bağlam
D) Konuya yaklaşım
E) Yazarın kullandığı kalemin markası

Cevabı ve açıklamayı göster

Doğru cevap: E. Hedef kitle analizi, alıcının özellikleri ve beklentileriyle ilgilidir.

4. Beyin fırtınasının temel amacı hangisidir?

A) İlk anda bütün fikirleri elemek
B) Kısa sürede çok sayıda düşünce üretmek
C) Sadece kaynaklardan alıntı yapmak
D) Yazıyı son hâline getirmek
E) Ana düşünceyi gizlemek

Cevabı ve açıklamayı göster

Doğru cevap: B. Beyin fırtınasında ilk aşama üretimdir; eleme ve düzenleme daha sonra yapılır.

5. Serbest yazı tekniğinin belirgin özelliği nedir?

A) Belirli süre boyunca durmadan yazmak
B) Sadece başlık üretmek
C) Metni kaynakçayla bitirmek
D) Her cümleyi düzeltip sonra ilerlemek
E) Sadece soru cümlesi yazmak

Cevabı ve açıklamayı göster

Doğru cevap: A. Serbest yazıda düşünce akışını kesmeden belirli süre yazılır; düzenleme daha sonra yapılır.

6. Kümeleme yönteminin en önemli yararı hangisidir?

A) Fikirler arasındaki bağlantıları görselleştirmek
B) Metni kısaltmadan uzatmak
C) Kaynak kullanmayı engellemek
D) Ana düşünceyi kaldırmak
E) Hedef kitleyi değiştirmek

Cevabı ve açıklamayı göster

Doğru cevap: A. Kümeleme, konu çevresindeki alt başlık ve ilişkileri görsel olarak ortaya çıkarır.

7. Yazılı anlatımın sözlü anlatımdan daha sıkı plan gerektirmesinin temel nedeni hangisidir?

A) Sözlü anlatımda hiç kural bulunmaması
B) Yazılı anlatımın kalıcı olması ve sonradan düzeltmenin sınırlı olması
C) Yazılı anlatımda hedef kitle bulunmaması
D) Konuşmada ana düşünceye gerek olmaması
E) Yazının yalnız akademide kullanılması

Cevabı ve açıklamayı göster

Doğru cevap: B. Yazılı metin kalıcı olduğu için planlama ve dil denetimi daha yüksek önem taşır.

8. İyi bir ana düşünce cümlesi için hangisi yanlıştır?

A) Açık olmalıdır.
B) Geliştirilebilir olmalıdır.
C) Yalnız konu adı olmalıdır.
D) Metne yön vermelidir.
E) Belirsizlikten kaçınmalıdır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Doğru cevap: C. Ana düşünce yalnız konu başlığı değildir; konu hakkında savunulabilir/geliştirilebilir bir yargıdır.

Online Test

🎯 Kendini Sına

Konuyu bitirdiysen yukarıdaki klasik sorularla kavramları kontrol et; ardından 11. hafta sunumundan kısa tekrar yap.

Bu sayfa 11. hafta “Yazılı ve Sözlü Anlatım Kuralları” sunumuyla eşleştirilmiştir.